Dünyanın Merkezine Yolculuk – Keyifle İzleyeceğiniz Bir Eğlencelik

3-D, yani üç boyut sistemi için yaratılmış 90 dakikalık bir eğlence parkı atraksiyonu. Filme bunun ötesi bi tanım yapmak gereksiz ve boş. Çünkü Dünyanın Merkezine Yolculuk Filmi, Indiana Jones gibi daha sofistike arkeolojik macera sineması formülünden bile daha geriye giderek, bize direkt 50′li yılların B filmlerini andıran, tek amacı seyirciyi bir tehlikeli maceradan diğerine zıplatmak olan bir film. Bu bakımdan gayet başarılı oluyor. Modern ironik aksiyon sineması yaklaşımı edinen, sağlam ve katmanlı bir senaryo, A-sınıfı oyunculuk beklenmediği sürece seyircisini baştan sona memnun edecektir.
Film, Jules Verne’in bilim kurgu/fantezi klasiğinin genel konseptini ele alarak yer yer kitaba göndermelerde bulunsa da kendi aile macerasını oluşturuyor. Hikayenin bu versiyonunda günümüz dünyasındayız. On yıl önce kaybolan kardeşi Max’in volkanik araştırmalarını devam ettiren, mesleğine pek de tipik olmayan fizikaliteye sahip bilim adamı Trevor Anderson (Branden Fraser), yeğeni Sean ile İzlanda’da bir volkanı araştırmak için yola koyulur.
Trevor, volkanın dunyanın merkezine inen bir tüp olduğuna inanmaktadır. Bu teoriye varmasının sebebi Max’in Jules Verne’in kitabına yazdığı notlardır. Evet, filmin yegane “postmodern” yönü Jules Verne’in kitabına yapılan referanslar.

Trevor, seksi dağ rehberi Anita’nin (Hannah Asgiersson) yardımıyla dağa ulaşır ve bu noktadan sonra eğlence parkı son hızla yola koyulur. Kısacası filmin bilimsel açıklamalarla dolu ilk perdesi, eğlence parklarında asıl maceraya girmenin akabinde gosterilen tanıtım video kliplerini andırıyor. Mesela Universal Stüdyoları’nda Geleceğe Dönüş atraksiyonuna girmeden once Biff’in DeLorean’ı çaldığı kısa bir video gösterilirdi. Asıl macera başlamadan bir çeşit ısınma gibi. Filmin otuz dakikalık “tanıtım videosu”ndan sonra tabii ki uzun düşüşler, roller coaster tarzı madenler, fantastik yaratıklar ve hatta bir dinozorla bitmek bilmeyen heyecenlar yaşıyor seyirci.






















Son Yorumlar